Denizin Dibindeki Mercan gibi 35 Yıllık Yol Arkadaşlığımız...

Bazen hayat, kelimelerin yükünü taşıyamayacağı kadar hızlı akıyor. Son zamanlarda o kadar çok şey birikti ki içimde; resimler, hatıralar, cümleye dökülmeyi bekleyen anlar… Ama hepsinin ötesinde, takvimlerin durup bana derin bir nefes aldırdığı bir dönüm noktasındayım. Şimdilerde memleketimin o huzurlu, dingin kucağında, yani kendi maneviyat üçgenimdeyim. Zihnimin ve ruhumun sakinleştiği bu yerde, hayatımın en uzun, en derin hikayesine dönüp bakma fırsatı buluyorum.

​Dile kolay; tam 35 yıl…

27.07.1991 - 27.07.2026 

​16 yaşında henüz dünyayı yeni tanımaya çalışan bir kız çocuğuydum elini tuttuğumda.

Sen ise 19'unda, hayatın eşiğinde bir delikanlı… Biz sadece evlenmedik; biz çocukluğumuzu, gençliğimizi, heveslerimizi ve hayallerimizi birleştirip birlikte büyüdük. Birlikte olgunlaştık, birlikte güçlendik.

​Almanların 35. evlilik yıldönümüne "Korallenhochzeit" (Mercan Evlilik Yıldönümü) ya da "Leinwand" (Tuval) demeleri ne kadar manidar…

​Mercan, denizin o karanlık, dalgalı ve derin diplerinde, zamana ve akıntılara karşı direnerek ilmek ilmek işlenir. Yıllar sürer o eşsiz, göz alıcı güzelliğe ulaşması. Bizim 35 yılımız da tıpkı bir mercan gibi; emeğin, sabrın, karşılıklı çabanın ve vazgeçmemenin eseri. Ve tıpkı bembeyaz bir tuval gibi; üzerine iyisiyle kötüsüyle, yokuşlarıyla, inişleriyle ama en çok da sevgimizle en güzel renkleri sürdüğümüz bir tablo…

​Bu 35 yıla sığdırdığımız en büyük zenginlik, yuvamızı neşeyle dolduran, hayatımıza anlam ve katbekat değer katan üç güzel evladımız oldu. Onların yetişdiğine şahitlik ederken, biz de birbirimizin rehberi, sığınağı ve en yakın dostu olduk.

​Her evlilik bir yolculuktur derler. Ama bizimki sadece bir yolculuk değil, bir "can yoldaşlığı" oldu. Birlikte yorulduk, birlikte dinlendik. Paylaştığımız aynı yastık, sadece başımızı koyduğumuz bir yer değil; sırdaşımız, çocukluğumuz ve sığınağımız oldu.



​Şimdi 50'li yaşların getirdiği o olgun, kendini tanıyan, sınırlarını çizen ve kendine müsaade eden ruhumla geçmişe baktığımda; verdiğimiz her emekten, ödediğimiz her bedelden ve geçtiğimiz her patikadan gurur duyuyorum.

​İyi ki tutmuşum o gün elini. İyi ki birlikte büyümüşüz…

​Duam ve en büyük temennim odur ki; bundan sonraki yıllarımızda da aynı huzurla, aynı sevgiyle, sağlıkla ve neşeyle yollarımız bir olsun. Aynı yastıkta kocayan değil, aynı yastıkta tazelenen bir ömrü paylaşmaya devam edelim.

  1. ​yılımız kutlu olsun yol arkadaşım, bidenim dediğim, eşim...

Kommentare

Beliebte Posts aus diesem Blog

Gurbet de dünyaya merhaba diyen, gurbetçi çocuğu iken yeniden ...

Depremin Gölgesinde: Carseae’den Bugüne Sındırgı’nın Hafızası ve Yitip Giden Hayatlar !

Bükülen Beden, Uyanan Ruh: Kendi Hakikatine Yürüyen Ruhumun 51. Yaş dileği...