Bin Aydan Hayırlı Bir Gecede, Bir Devre Veda...İlber Ortaylı


Bin Aydan Hayırlı Bir Gecede, Bir Devre Veda...

İlber Ortaylı gibi bir çınarın kaybı gerçekten tüm Türkiye ve tarih dünyası için tarif edilemez bir boşluk. Onun o kendine has üslubuyla bazen sarsan, bazen gülümseten ama her zaman düşündüren sözlerini takip eden biri olarak hissettiğim derin üzüntüyü paylaṣmak istedim.

​Bugün gönlüm iki büyük duyguyla dolu... Bir yanda bin aydan daha hayırlı olan, rahmetin sağanak gibi indiği Kadir Gecesi’nin huzuru; diğer yanda vatanımızın yetiştirdiği büyük değerlerden, ilmiyle dünyayı aydınlatan İlber Ortaylı hocamızı kaybetmenin derin teessürü.
​Bugün sadece bir tarihçiyi değil, yaşayan bir kütüphaneyi, vatanına ve dünyaya ışık tutan dev bir çınarı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyim. Kitaplarına ilk kez Lise Matematik Öğretmenimin hediyesi "Bir Ömür nasıl yaṣanır?" Kitabını okuyarak baṣladım ama o etkileyici sözleri,konuṣmaları ekranlardaki o keskin zekalı ve sarsıcı yorumlarını hayranlıkla takip ediyordum ve bugün İlber Ortaylı hocamızı ebediyete uğurladık.
​Onun hikayesi 1947’de bir göçmen kampında başlamıştı. Annesi Şefika Hanım’dan aldığı o muazzam Rusça ve edebiyat mirasını; Ankara’nın tozlu yollarından Viyana’ya, Chicago’da Halil İnalcık hocanın rahle-i tedrisinden Topkapı Sarayı’nın başkanlığına kadar taşımıṣ.Onlarca dil bilen, dünyayı karış karış gezen ama kalbi her daim bu topraklar için atan gerçek bir münevverdi o.
​"Zaman Kaybolmaz" derdi İlber Hoca... Gerçekten de o, ömrüne sığdırdığı sayısız eser, yetiştirdiği binlerce talebe ve bizlere kazandırdığı tarih bilinciyle zamanı ölümsüz kıldı. Belki bilgisayar kullanmayı sevmiyordu ama zihni tüm dünyanın hafızasını taşıyacak kadar genişti.
Öğle güzel öğütleri vardı ki ;arada ben de çocuklarıma söylüyorum ve en güzeli de seyahatleri dair olanlarıydı...
İlber Ortaylı'nın "dünyayı gezdim demeyin" diyerek işaret ettiği Roma, Floransa, İsfahan ve Semerkand şehirleri, medeniyet tarihinin temel taşlarıdır diyor Ortaylı, bu şehirlerin insanlık tarihini, sanatı ve kültürü anlamak için mutlaka görülmesi gereken, birer açık hava müzesi niteliğindeki köklü yerleşimler olduğunu vurgular ve hocamın önerdiği yerleri gezmek ,görmek dileğim bir seyahatsever ve tarih,kültür meraklısı olarak .
Ve onun tavsiye ettiği kitaplar kitaplığımda yerini aldı, en kısa zamanda okuma temennim.
Kim onun dini görüṣüne ne derse desin , sorgulayanlar çok oluyor ki biz inananlara hiç düṣmez , yargılamak , sorgulamak ,hele birde ölen birinin ardından !
Hocamız inancı ile alâkalı çok konuṣmamıṣ.
Allah ile kul arasında  inanç ,ibadet .
Ilber hocamız bu mübarek ayın feyziyle, böylesine özel bir gecede, Kadir gecesinde manevi ikliminde dualarımızla uğurluyoruz onu.
Ne kadar anlamlıdır ki; böyle güzel bir ay ve gün de , çok sevdiği Fatih Sultan Mehmed Han’ın ve hocalarının komşuluğuna, asıl vatanına göç etti.
Vatanımızın, milletimizin ve ilim dünyasının başı sağ olsun.
​Seni o her zamanki celalli ama babacan sesinle hatırlayacağız hocam. Bize bıraktığın o engin miras, yazdığın her satırda yaşamaya devam edecek.
Nur içinde yat, mekanın cennet olsun.
Saygı ve Rahmetle ...





Kommentare

Beliebte Posts aus diesem Blog

Gurbet de dünyaya merhaba diyen, gurbetçi çocuğu iken yeniden ...

Depremin Gölgesinde: Carseae’den Bugüne Sındırgı’nın Hafızası ve Yitip Giden Hayatlar !

IYILIĞİN TÜM DÜNYAYI KUŞATMASI DİLEĞİYLE ❤️