29 Ağustos 2019 Hamburg-Izmir ucuşunda
Ne kadar çok zaman geçmiş...
Şöyle bir paylaşımlarıma baktığımda oldukça uzun bir zaman olmuş!
Su gibi akan zaman ...
Ah bu zaman !
Yine hep arzuladığım yazılarım, içimi döktüğüm,mutlu olduğum paylaşımlarım!
Hep bir eksiklik hissetmeme rağmen bir türlü başına geçipte yazamadıklarım!
Neler yaşanmış, mutluluklar, hüzünler, acılar ve kayıplar !
Ahhhhhh içimizi yakıp inanamadığımız o ebedi ayriliklar...
Ve ben bugün bir seyahat esnasında bulduğum kısa boşluğu yazarak değerlendirmeyi tercih ettim.
29 Ağustos Türkiye'ye memleketime gidiyoruz, bir grup arkadaşla Festival yolculuğumuz, oldukça heyecanlı ama bir o kadar da içim buruk...
Daha bir ay önce görüştüğümüz, hasta olduğunu bilmemize rağmen genç olduğundan içimizde hep iyileşeceğine dair ümit biriktirdiğimiz, annemlerin en küçük kardeşi, çocuklarımın onkel dediği, benim dayım 12 gün önce ebedîyete gitti ve yine bir veda bile edemeden.
Bugün var, yarın yokuz...
Her sey BOŞ !
Her sey HiÇ !
Ama sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi koşturmacalarımız !
Elbette yaşadığımız sürece çalışmamız da gerekiyor, aza kanaat ederek, tabii ki edebilen ve edemeyenler, herkesin kendince bir yaşam felsefesi var !
Ama her zaman dediğim görebilene, bu dünyada hem cenneti hem cehennemi yaşıyorsun, yani nasıl yaşarsan dünyalığını da, ahiretliğini de öyle hazırlıyorsun.
Rabbim güzel amelli kullarından olmayı nasip etsin, iyilikleri ile yâd edilen kullarından eylesin.
Yapmak isteyipte yapamadığımız şeylerin derdini tasasını düşünüp, kendimizi yiyip bitirmek yerine, bunda da bir hayır vardır demeyi öğreniyoruz, ben artık iyice öğrendim!
Nasip! Kismet!
Olmayacaksa olmuyor, bazı seyler, nasipten öteye geçemiyoruz !
Tatil döneminde beklediklerim, karşıma çıkanlar ve sonrasında düşüncelerimde yer eden sorular, neden ki !
Insanlık, bu kadar mı ucuzladı !
Değerlerimiz!
Kalmadı dediğim an, aklıma gelen hayır, bu böyle olmasaydı, O güzel insanları tanıyamayacaktın UNUTMA düşüncesi!
YOK !
DEĞIL!
INSANLIK BELKI OLDUKCA UCUZLADI, AMA HALEN KALBI IYI NIYETLE DOLU, YÜREKLERI TERTEMIZ INSANLAR VAR!
Ben nasıl bana ihtiyaç duyulan zamanda çevremdeki insanlara ucundan köşesinden dokunmaya çalışıyorsam, öyle çıkmaz yaşadığım zamanlarda karşıma çıkan güzel insanlar, Rabbim hep kapılardan birini aralık bırakıyor, girmem yada rahatca çıkışa ulaşmam icin!
Hamdü senalar olsun!
Hayatımda biriktirdiğim güzel insanlar, iyi ki varsınız!
Depremin Gölgesinde: Carseae’den Bugüne Sındırgı’nın Hafızası ve Yitip Giden Hayatlar !
Sındırgı: Yerin Kalbi ve Tarihi Hafızası Sındırgı, sadece bir şehir değil; binlerce yıllık hafızası, yaşayan tarihi ve insanlarla kurduğu derin bağla dinlenen bir coğrafya. Antik çağda Carseae olarak bilinen bu topraklar, Roma’dan Osmanlı’ya, Kuvayı Milliye ruhuna kadar kesintisiz bir yaşamın tanığı oldu. Yerin damarları suyla, madenle ve ateşle doluydu; insanlar toprağın canlı olduğunu bilir, ona hükmetmeye değil, onunla yaşamaya çalışırlardı. Bugün ise Sındırgı, yavaş şehir ve doğal şehir olarak anılıyor. Ama o sakin yüzün ardında, tarihî hafızanın yükü ve günümüzün acı gerçekleri bir arada yaşıyor. Kendi Topraklarım, Kendi Hikâyem Ben de büyüdüğüm, ata topraklarım olan bu şehirde dinleniyorum. Oradaki dinginliği başka hiçbir yerde bulamıyorum. Dört kıtada, otuz ülkede, yüzlerce şehir gezmiş olmama rağmen Sındırgı, kalbimin yarısını bıraktığım yer olarak kaldı. Ve onu bugün bu hâliyle görmek acıtıyor: yıkılmış binalar, kapatılmış dükkânlar, boşaltılmış evler… İnsanlar konuşurken...
Kommentare
Kommentar veröffentlichen