AİDİYET !
Yaşadığım yer, topluluk, çevre, şehir ,ülke daraltıyor beni.
Hele son zamanlar öyle çok dar geliyor ki, kendi içime bile sığamıyorum!
Yakınlarımla, arkadaşlarımla sohbet, muhabbet yada öylesine konuşmak yok artık, çok sıradan konuşmalarmış gibi geliyor, öyle olmasa da ben öyle hissediyorum ve hemen bitse de gitsem düşünceleri kaplıyor içimi , bana çok geliyor ve sıkıyor, o ortamdan hemen gitmek istiyorum, yoruluyorum.
Bu şehir, ülkeden de her fırsatta bir yerlere gitmek istiyorum yada evime ,vatanıma ...
Neler oluyor , anlayamıyorum.
Nereye aitim?
Bir yere ait olmak istiyor muyum ?
32 senedir Hamburg `dayım, doğduğum topraklarda !
Kimileri ne güzel söylüyor “ burası evim „ burası derken yaşadığı şehri , almanya`yı söylüyor.
32 sene de aile, arkadaş, sosyal çevre, iş olarak bir çok farklı topluluklarda bulunmuş olmama rağmen, uyum, adapte ile ilgili hiç bir sorun yasamamışken, belki de yaşadım ama kuyruğu dik tuttum, yok güçlü ol, üstesinden gel düşüncesiyle, bu düşünceleri derin kuyulara attım, bilinmez.
Hatta bu topraklarda kök salabilmek, çocuklarımızı daha iyi gelecek verebilmek, iyi bir sosyal çevrede büyütebilmek adına yaptırdığımız ve 20 yıldır yaşadığımız bir evimiz olmasına rağmen burası , bu ülke, bu şehir halen benim evimmiş gibi hisedemiyorum.
Evim diyorum, sadece sığınağım gibi , her ne olursa olsun , hızlıca evime gelip kapımı kapatıp yalnız kaldığım yer , ama o içten his yok !
Evimi seviyorum, sessiz, sakin, güzel, mutlu anılar birikmiş her köşesinde, bana huzur veren sığınağım.
Çok tuhaf ,acaba önceden nasıl dı ?
Böyle bir duygum varmıydı ?
Ne çok sorular var kafamda , hele bazen o koşturan sorular birbiriyle çarpışıyor ve çok yoruyor beni !
Neler oluyor ?
Özellikle son zamanlarda neden bu kadar cok sorgular oldum, kendimce cevaplar arayaşına giriyor, araştırıyor ve kendimi daha çok dinliyorum !
Neden kendimi buraya , bu ülkeye, bu topluma ait hissedemiyorum ?
Öncelerden de hep dile getirirdim ,lakin son zamanlarada içimde dinmek bilmeyen bir sızı gibi bu duygu, tüm vücuduma işliyor.
Acaba memleketim de nasıl olurum ?
Orası benim için çok farklı, evim , toprağım ,memleketim , anavatanım dediğim yer, acaba kendimi oraya daha mı çok ait hissediyorum yada bu her yer için mi geçerli ?
Kafam o kadar dolu ki , bir an önce gidip bir de orda denemeliyim diyorum !
Nasıl bilmiyorum !
Bu konuda da yine kendime kızıyorum , ne kadar çok konforumuza düşkünüz diye !
Burda ki konforumuz bozulur, orda bulamayız , olmaz , yapılmaz gibi bin bir düşünce ile kafam meşgulken, cesaretimi toplayıp hadi ben gidiyorum diyemiyorum !
Bazen you Tube yada Insta da görüyorum. 40 yada 50 yaşından sonra herşeyi geride bırakıp, pılını ,pırtını bir sırt çanatası yada bir valize koyup yepyeni başlangıçlara yelken açanlara helal olsun ,tam bir cesaret örneği deyip imreniyorum.
Benim olayım ne?
Denemeden elbette bilemem !
Neden ben kendi memleketime, evime, topraklarıma gitmeye ceraret edemiyorum !
Sonra da yaftalanıp duruyorum , niye, neden diye !
Beyhan Budak hocamın bir paylaşımından çok etkilenmiştim , karnınızda bir kıpırtı , bir heyecan varsa korkmayın, yapın, konfor alanınızın dışına çıkın diyor : çok haklı, ama o cesaret yok !
Korkakmıyım ben ?
Kaybetme korkum olduğunu biliyorum ama bir o kadar da gözü karayımdır ,deli damarıma basmaya görün, lakin bu konu çok başka , çok hassas, çok derin !
Sonra da kafamı kurcalayıp duruyor o ait olamama duygusu !
Hep çok seyahat merakım vardı, gün geçtikce daha da artıyor, tarih ,cografya merakım şimdilerde daha çok !
Kimliğim ,benliğim , geçmişim ,köklerim çok önemliydi, hep cok ilgiliydim , çokca araştırırdım, bazen çok ilişikli bir konu duyduğumda nerden ne bulabilirsem okurdum yada google teyzeye sorardım, elbet geçmiş zaman fiili kullanınca geçmişte kalmadı, halen önemli.
Seyahat etme merakım, hep yolda olma isteğim kendimi arayışımdan dı bunu çok sonraları yaş aldıkca öğrendim.
Biliyorum her seyahatim de kendimi biraz daha farklı yönlerimle tanır hale geldim,kendimi bulur hale geldim,anlar hale geldim ve anladıkca etrafımı, dünyayı daha çok keşfetme isteği duymaya başladım.
Ve bu aralar hiç kendimde değilim, sorular, sorular, sorular ...
Cevap ?
Yunus Emre'nin dizelerinde ki gibi
Beni bende demen bende değilim,
Bir ben vardır bende benden içeri.
Içsel yolculuğum, kendimi bulma sürecim elbette hayat boyu sürecek bir yolculuk olabilir, daha anlar hale , biraz daha kendimi ait hissetme duygum oluşabilir.
Kendimi derinlemesine analiz etmeye çalıştığımda cevapsız kalan yerler o kadar çok ki !
Hamburg a geldiğim yaşımdan 2 kat daha fazlası geçmiş burada ve ben kendimi halen buralı hissetmiyorum, memleket, memleket deyip duruyorum .
Yörük Atalarım gibi benim bedenim de ruhum da hep göçebe.
Kemalettin Kamu`nun dizelerinde ki gibi “ ben gurbette değilim, gurbet benim içimde “
Sağlıkla güzel , aydınlık yarınlara...

Kommentare
Kommentar veröffentlichen