FARKINDALIKLARIYLA GEÇEN 2020 ...

Bugün 28 Aralık 2020,bu senenin bitmesine sadece 3 gün var ve umutla,heyeyanla beklenilen bir sene 2021... Insallah önce tüm dünyaya sağlık getirir,beraberinde huzur,barış,mutluluk getirir, özlemlerimizin son bulduğu bir yılı geride bırakırız... Sevdiklerimize doyasıya sarıldığımız,yakınlarımızla, dost ve arkadaşlarımızla karşılıklı muhabbetlerde bulunduğumuz,sosyal yaşamın geriye döndüğü bir yıl olur inşallah... 2020... Nasıl da geçtin öyle,oldukca hızlı,acımasızca,tüm dünyada 2 milyona yakın can alarak,korku,endişe,tedbir içerisinde, izole bir yaşama bizleri mahkum ederek,sevdiklerimizden uzaklaştırarak... Oysa biz seni ne kadar büyük umutlarla,güzel şeyler dileyerek,bekledik,ne umduk,ne bulduk! Herşeye rağmen ben 2020 den öyle çok şey aldım ki,bu yıl hepimize çok şey öğretti belki ama, ben 2020 de kendimi daha çok tanıma fırsatı buldum,önceden 2020 yılında gerçekleştirmek istediklerimin bir çoğunu gerçekleştirdim,hatta özellikle 2020 bunları yapmam gerektiğini gösterdi,her zaman olduğu gibi önce sağlığımın kıymetini çok çok daha iyi anladım.. Değerlerimin başında gelen ailem için verdiğim uğraş,dengeyi tutmak için verdiğim çaba, insanımıza destek olabilmek adına oldukca zamanımı alan ve sorumluluğu büyük dernek yönetimi ve sosyal, kültürel koşturmacalar,severek çalıştığım eşime ait olan seyahat acentamızdaki görevim, mesleğimden kopmamak için haftada 2 gün eğitimci olarak çalıştığım okul derken, 14 Mart 2020 de Koronanın durdurduğu bir hayat... Bir anda herşey durdu,iş yok,okullar kapatıldı,seyahatler iptal edildi,ülkeler sınırlarını kapattı,acentamızın planlanan seyahatleri iptal edildi, dernek kapandı,aileler görüşemez hale geldi, acil ihtiyaçlar dışında evden dışarıya çıkamaz olduk,kronik astımım olduğu için 35 gün boyunca evden dışarıya çıkmadığım oldu,çok şanslıyız ki evimizin küçük de olsa bir bahçesi var,bu süreçte bahçede hava alarak ,eski hobilerimi yeniden gün yüzüne çıkararak, uğraşarak geçirdim ve bana bu süreç o kadar iyi geldi ki,çocuklar büyüdükce hafta sonları hariç aynı zamanda yemek yiyemezken,ev ahali ile aynı zamanda yemek yiyebildik, sohbetler edebildik,film akşamları yaptık,bolca kitap okudum,sağlıklı beslenmek adına yogurt mayalamaya, ev ekmeği yapmaya,turşular kurmaya başladım, bundan sonra az da olsa ufacık bahçemde zamansızlıkdan fırsat bulamadığım sebze yetiştirme kararı aldım,nisan ortalarında kurallar biraz hafifleyince düzenli orman yürüyüşlerine başladım, evimi ne kadar da özlemişim...
Korona nin yaratttığı korkudan elbette nasibimizi aldık, en kötüsü Türkiye'deki ailemi istediğimde görememe endişemdi!Aman sağlıklı olsunlarda görüntülü görüşerek de hasret gideririz diyorduk.
2020 de ailem için güzel seylerde oldu,o nedenle bu sene sadece kötülükleri ile değil benim için güzel anılarıylada hayatımda unutmayacağım bir yıl... Hayal ettiğim Uganda gezim bu yıl gerçekleşti,Oğlum haziranda lise diplomasını aldı ve Koronaya rağmen meslek eğitim yeri bularak, meslek eğitimine başladı,pandemiden dolayı sanki bir daha göremeyecekmiş hissi yaşadığım yaşlı anacığıma hasretim ülke sınırlarının 15 Haziranda açılmasıyla, 24 haziranda son buldu, Kızım Üniversite diplomasını aldı ve Psikoloji Masterına başladı ve ben 45 yaşıma girdim, kızımın hazırladığı sürpriz bir doğum gününün getirdiği sonsuz mutluluk, bugüne değin aldığım bütün hediyelerden çok daha kıymetli ve unutulmazdı.
Ve iki senedir çektiğim özellikle bel ve bütünsel vücut ağrılarımdan dolayı bir aylık gittiğim rehabilitasyon merkezinde öğrendiklerim, başta benim kendimi tanımamı,ağrılarımın nedenlerinin neler olabileceğini göstermiş olmaları, yeni kararlar alarak, 45 yaşımda hayatıma yeniden yön vermem, benim için bir dönüm noktası,yeni bir başlangıç! Her zaman şükretmeyi bilmişimdir,en ağrılı zamanlarımda bile buna da şükür, daha beteri var dediğim olmuştur ve asla kendimi salmamış, ağrılarımla ayakta kalmaya çalışmışımdır, terapi gördüğüm hastanede Doktorum bir grafik oluşturdu, ne zaman ağrılarım fazla oluyor yada azalıyor diye, ne çıktı biliyor musunuz? Pandemiden dolayı zorunlu da olsa evde kaldığım,hobilerimle meşgul olduğum,koşturmaca yaşamadığım,sakin geçirdiğim süreçte ağrılarım hemen hemen yok gibiydi,ne zaman bir koşturmaca,telaş,plan,program olsa, hepsini yetiştirme uğraşı bana belimden başlayıp tüm bedenime yayılan ağrılar olarak dönüyordu, günlük yaşantımı etkiler haldeydi,uyurken bile hissedilir şekliyle günlük yaşantımı zorlaştırıyordu,gergin, agrasif,parlayan bir kadındım, normalmiş gibi algıladığım koşturmacalarım,bana ağır geldiğinden bedenim sinyal veriyormuş! 2017 nisanında aniden başlayan ve doktor, doktor dolaşarak onca doktorun araştırmasından bel fıtığına bağlı ağrılar diye terapi görmeme rağmen geçmeyen, hatta artan ağrılarıma,2019 sonunda bir Türk Ortopedi doktorumuzun koyduğu teşhis ve yönlendirmesiyle şifa buldum,Allah razı olsun. Arada düşünürdüm kendimi yorunca ağrılarım çoğalıyor diye, ama hastanede bilinçlenerek, bir çok terapi yöntemini günlük yaşantıma uygulayabileceğimi öğrenerek ayrıldım ve çıktıktan sonra hayatımda yepyeni kararlar aldım! Hiç bir şeyin tesadüf olmadığını, tevafuk olduğunu biliyor ve inanıyorum, hastanede tanıştığım 73 yaşındaki Johanna'yı kendime örnek aldım,annem yaşında çok ağır omur ilik rahatsızlığı olan, lakin hayata pozitif bakışı ve yaşantısıyla benim yaşlılığımdaki modelim oldu, hergün yaptığı spor,heryere bisikletle gittiğini ve en güzeli de benim gibi seyahatsever birine anlattığı yolculuklarıydı,50 yaşında tek başına 3 aylık Ekvator gezisi,eşiyle Hamburg'dan Roma'ya bisikletleriyle çıktıkları inanç yolculuğu(Jacobs yolu),Johanna ile aradaki sohbetlerim bana bilmediğim bir çok şeyi öğretti ve o yaşında ve ağır hastalığına rağmen hayata olan bağlılığını ve direncini gösterdi. Ben kendimi değiştirmezsem, hiçbir sey değişmezdi,önce kendimden başlamam gerektiğini öğrendim, bu değişimden mutlak etrafımdakilerde bir şekilde etkilenecekti! Yeni bir dönem başlıyordu benim için... Bana fazla gelen sorumlukluklarımdan kurtulacaktım,bölük pörcük değil, artık yarı zamanlı bile olsa sabit bir işte çalışacaktım,elbette aile işletmemizin işlerine yardım edecektim, çocuklar büyüdü, onlarda kendince ev işlerine yardım edecek,ben hepsini yetiştirmeye çalışmayacaktım, en başta iş konusunu öyle içten dilemişim ki, Allah sesimi duydu ve gönlüme göre verdi,haftada 2 gün kadrosuz çalıştığım ki, marttan eylüle kadar çalışamadığım okuldan yarı zamanlı kadrolu iş teklifi aldım ve ekim ayında çok sevdiğim, bana enerji veren çocuklarla çalışmaya başladım. Düzenli çalışmak bana oldukca iyi geldi,doğal olarak aile fertlerinin yardımcı olması evdeki islerimi de hafifletti. Doktorumun önerisiyle Yogaya başladım, haftada bir gün kursa gitmek,arada evde de yapmam, kendime daha fazla zaman ayırmam oldukca iyi geldi. Kasım ayında 1.başkanlığını yaptığım dernek yönetiminden ayrıldım,18 yıl sosyal, kültürel çalısmalarda bulunmaktan, öncülük etmekten hep ayrı bir mutluluk duydum, bir neslin yetişmesine eşlik ettim,güzel projelerle insanımıza yardımcı olabilmek için özveriyle çalıştım ve kadrosunda % 60 gençlerin olduğu yeni bir yönetimle derneğimizin yola devam edecek olması beni ayrıca gururlandırdı.Gelecek onların elinde,beni de kurucusu olduğum derneğe onursal başkan olarak seçmeleri ayrıca onure etti,elimden geldiğince maddi, manevi destekte bulunacağım, insan çocuğunu yalnız bıraka bilirmi?, derneğimizde benim bir çocuğum gibi.
2020 benim için farkındalık yılı oldu,kendimin,insanların,dünyanın bir başka farkına vardım,çok şey gördüm ve öğrendim. Uganda seyahatimle maneviyatıma yolculuk ettim, açlığı,fakirliği,imkansızlığı ve cennet bir ülkede yokluk cehenneminde yaşayan insanları gördüm. Sağlık en büyük hazinemiz dedim, bu yıl SAGLIKLI kalabilmek için verdiğimiz mücadeleyle geçti,temizlik,tedbir,maske,mesafe kuralları dedik durduk. Ne kadar özgürmüşüz de farkında degilmişiz dedim, değil ülkeler arası, kapımızın dışına çıkamayınca ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN farkına vardık. Bir deyim vardır, ben bunu çok kullanırım "biz aza kanaat ederek büyüdük,varlığıda,yokluğuda biliriz" yaşadığımız bu süreçte bizler çok iyi şartlardayız dedik ve ailece dünya Pandemi den dolayı kırılırken işsiz kalan, hasta olan, sıkıntı yaşayan, zor durumdaki insanlarla elimizden geldiğince paylaşımda bulunduk. Günümüzde ufacık çocukların giydikleri kıyafetlerle,oynadıkları oyuncaklarla birbirleriyle yarışır halde oldugu,tüketim toplumunun içerisinde kendini koyvermiş insanları,çocukları gördükçe vay halimize, bu gidişat nereye diye, daha çok sorgular oldum ve kendi kendime daha az tüketim için sözler verir hale geldim. Ihtiyacım olmayanı almama sözü verdim kendime ve narttan bu yana da uygulama gayretindeyim. Yazmayı çok sevmeme rağmen uzun bir ara verdim, çok özel aile fertleri için yazdıklarım oldu, ama onları paylaşmadım, malum kişiye özel, belki sonra müsade ederlerse paylaşırım. Çok istemiş olmama, kafamda bir sürü düşünce olmasına rağmen bir türlü yazmak için fırsat bulamadım, yazın tatilde, huzur bulduğum memleketimdeki gökkusagı çifliğimizde yazarım dedim, bu sene yine biraz inşaat ve misafirlerimizle bir baktım tatilin sonu geldi, başka hobilerim de olunca çantalar, kazaklar örüp, kitap okuyunca yazmaya sıra gelmemiş...
Hızlıca geçen farkındalıklarıyla dolu bir yıl 2020... Yitirdiklerimizle,kazandıklarımızla, mutluluklarımızla,üzüntülerimizle,öğrendiklerimizle,hayatımıza uyarladıklarımızla,değişimlerimizle, kendimize ders çıkardığımız hızlıca geçen kocaman bir yıl...
Her yeni yılla ömür defterimize bir yenisi ekleniyor. 2021 senin tüm dünyaya sağlık getirmeni diliyoruz, güzellikler getir olur mu ! Pandemiden kurtulduğumuz, dünyayı barışın, sevginin, huzurun, mutluluğun kuşattığı, doğal felaketlerin olmadığı, Insanî değerlerin en başta geldiği,tüm dileklerimizin gerçekleştiği bir yıl temennisiyle... Sağlıcakla kalın... Şimdiden yeni yılınız kutlu olsun...

Kommentare

Beliebte Posts aus diesem Blog

Gurbet de dünyaya merhaba diyen, gurbetçi çocuğu iken yeniden ...

Depremin Gölgesinde: Carseae’den Bugüne Sındırgı’nın Hafızası ve Yitip Giden Hayatlar !

IYILIĞİN TÜM DÜNYAYI KUŞATMASI DİLEĞİYLE ❤️