Posts

NEYDİ ÖLÇÜ?

Bild
Neydi ölçü ? Neydi uzun yada kısa , az yada çok ? Neye göre belirliyoruz azı, çoğu, uzunu, kısayı, ölçüyü ? Bana göre ise o eşsiz zaman, an, bir ölçü ! Kimilerine göre az yada kısa olan bana göre iyi kilerimin arasında yer alıyorsa, bedenimle ve ruhumla hissedip, bana birşeyler veren veya benden alan yada benim verdiğim, bazen isteyerek, bazense istemiyerek ... Herşey de bir hayır vardır dediğim, kötü gibi görünen, içerisinde iyilik saklı olduğu bilinciyle tecrübe ettiğim, ders çıkardığım o anlar, yaşanması , olması gerekti ki yaşadım deyip ve kendimce onayladığım anlar ! Küçük ayrıntılarda saklı huzur, mutluluk, o ayrıntıları görebilmek önemli olan! Yaşamı ve bu hayatta yapacaklarını düşünürken bir kelebek gibi olmalı, çünkü bir kelebeğin ömrü sadece küçük anlardan ibaret ya bir hafta yada bir aylık bir ömrü ne kadar muhteşem yaşıyor, renkli kanatları , desenleriyle etkileyen, gördüğümüz siyah kelebekler bile asaletle uçarken yüzümüzde bir tebessüm belirmesini sağlamıy...

KADİM TOPRAKLAR VE GÜZEL INSANLAR ...

Bild
Kadim topraklardan, kadim dinlerin, dillerin, dicle ve fıratın beslediği topraklardan, tanrıların, azizlerin, sahabelerin, erenlerin yaşadığı, efsanelerin anavatanından, dillerin ve dinlerin, medeniyetlerin doğduğu, kadim halkların binlerce yıldır birarada yaşadığı, köklü değerlerin halen yaşatıldığı topraklardan, manevîyatı iliklerime kadar hissettiğim, büyülü topraklardan geldim... Bugün hâlâ bu güzel topraklar, o masalsı güzelliğini yaşatıyorsa, tabii ki o muhteşem insanları ile capcanlı tutmayı başarabiliyor. Ister mitoloji diyelim adına , ister efsane, ister din, isterse dil, o kadim geçmişte, tarihin karanlıkta kalmış yüzünün aydınlanması Mezopotamya! Hatta tam da aydınlanmayan, öyle bir nokta var ki, orada tarih yeniden yazılmaya başlayacak gibi gözüküyor, o nokta tarihin 0 noktası !  Bilmediğimiz yada bilmek istemediğimiz, duymadığımız, görmediğimiz yada duymak, görmek istemediklerimiz, kavimler, krallıklarca zulüme, kırıma uğramasına ra...

GURUR GÜNÜMÜZ, CANPAREMIZIN MEZUNİYETİ ❤️

Bild
Aklımda yazacak o kadar çok şey olmasına rağmen , kelimeler cümlelere dönüşmekte zorlanıyor, kelimelerin kifayetsiz kalması böyle bir şey demek ki ! Nasıl anlatsam duygularımı bilemiyorum, mutluluk, sevinç, onur, gurur, rahatlama , sanki seninle birlikte ben de okumuşum da üzerimde taşıdığım kocaman taşı atmış gibiyim, bu ne büyük bir rahatlama ... Artık yeni bir hayatın başlangıcındasın ve gelecek seni hak ettiğin güzelliklerle karşılasın... Güzel bir gelecek için senelerce çalıştın ve şimdi tam da o eşiktesin, temennim her şeyin hep gönlünce güzel olması. Nihayet bitti dediğin bir anda yepyeni hayallerle, bambaşka umutlarla bezenen bir gelecek... Kim bilir neler neler geçiyor aklından geleceğe dair... Her biten dönem, bize yüzlerce, binlerce farklı şey öğreterek çıkıp giderken hayatımızdan, her mezuniyet gününde, bambaşka bir insana dönüşmüşüzdür aslında. Geri de bıraktığın zorlu süreci başarı ile sonlandırman, verdiğin mücadele şimdilerde önüne daha güzel yolların çıkması...

SAKLI AYNALARIM

Bild
Yansıma... Ebedîyete göç ederken o son yolculukta uğurlayamadığım koca çınarımız,Anneannemizin vasiyeti olan hayrında bulunmak, onunla bir nevî vedaydı benimkisi... 90 yaşında ailemizin en büyüğü, yaşayan efsanemiz, yaşadıkları, anlatımları, hikayeleri,manileri, türküleri ve o güçlü nefesi kesilmişti artık, ATA topraklarımızdaki tüten ocağımız sönmüştü... Doğa, huzur ve manevîyat üçgeni dediğim Çaltılıdan, evimden hazırlanıp yola viran olduğumuzda yüreğim denizin köpük köpük kabarması gibi kabarmış,dalgaların denizde çalkalandığı gibi, tüm duygularım birbirine çarparak çalkalanmaya başlamıştı, kafamda sadece onun konuşmaları vardı, köye yaklaştıkca bu defa sadece anneannem değil beni büyüten kadın babaannem de gözümde canlanmaya başladı, o yemyeşil,bahar gelmiş dağlarında açan sarı çiceklerle bu topraklarda ATALARIMIN yaşadıkları, mücadeleleri,yaşanmışlıkları dilimden sözcüklerle, gözümden gözyaşlarıyla dökülmeye başladı... ATALARIMA teşekkür ettim, benliğimin, kimliğimin, insan...

Neye niyet, neye kısmet !

Bild
İnsan niyet ile kısmet arasında ince bir çizgide yaşar. Aslında ben bu sözün beni tam onikiden vurduğu zamanı hiç unutmam 06.06.2011, babamın bir Veda bile edemeden bizden ayrılıp, ebedîyete gittiği gün. Hani bir Hadisde geçtiği gibi " Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış" sözünden de anlaşılacağı üzere biz Dünyevî işlere öyle bir kaptırıyoruz ki, ahiret aklımıza bile gelmiyor(ahirete inananlar için), hadi ahireti geçtim , istediğimiz yada planladığımız birşey gerçekleşmesin, kendimizi yırtıyoruz, çabalıyor, kızıyor, inatlaşıyor illakî oldurmak için uğraşıyoruz... O an bırakmak, bunda da bir hayır vardır demek aklımıza dahî gelmiyor. Benim  ilk silkeneleşim babamı kaybettiğimde oldu, bir dur dedim kendime, yavaşla! Bak onca plan, randevular, iş,  güç bir haberle seni nasıl durdurdu, neye uğradığını bilemedin, Canevim dediğin BABANa bir Veda bile edemedin, sonsuz bir ayrılık, ne oldu ? (Ve Babam 71 yaşında öldüğü gün bile çalışmış) Hangisi...

ŞÜKÜR YA RABBI

Bild
Korkmuyorum dediğim bir zaman da, tam da yoo korkmalısın der gibi yaşadıklarımız... Bu ara çok kaptırdık herhalde dünya derdine, koşturmacalara, planlara, eğlencelere, gezmelere! Dilimde, kalbimde az zikrettim yaradanı diye kendimce hayıflanır oldum... ŞÜKÜR YA RABBİ! Her zaman, her halimize şükrederim, daha kötünün olduğunu bilirim,Rabbim en iyisini bilir, ondan sual edilmez, verdiklerine ,vermediklerine de şükrederek, herşeyde bir hayır görerek şükrederim... Yine ŞÜKÜR YA RABBİ... Neredeyse iki yıla yaklaşan Pandemiden bu defa kaçamadık, Omikrona yakalandık... En çetrefelli zamanlarında, hatta aşımızın olmadığı dönem de dahî es geçti, lakin bu defa nasıl hızlıysa artık bırakmadı bizi... 2021 noelini, okul tatilini de firsat bularak maaile dinlenerek kısa bir tatille geçirdik, senenin son 3 gününü çalışarak geçiren eşim 31 aralık günü kendini iyi hissetmemeye, ağrılarının olduğunu ve gece uyuyamadığını söylemesi, evde test, test merkezinde test hepsi negatif çıkınca içimize su serp...

Bu zorlu Pandemi sürecini geçiren tüm EĞİTİM GÖNÜLLÜLERINE, ÖĞRENCİ VE VELİLERİMİZE İYİ TATILLER DİLİYORUM.

Bild
Yorgun bitkin gidislerim var benim... Bu defa bitmek bilmeyen pandeminin verdiği yorgunluk, bıkkınlık, bitkinlik, bezginlik... Umutla beklememe rağmen ardı arkasına sıralanan kurallar, kısıtlamalar, hayatımıza, özgürlüğümüze gelen okkalı bir şamar ! O şamar öyle bir indi ki neye uğradığımızı şaşırdık. Öyle ki hepimizi evlerimize hapseden, toplumsal bir Izolasyon yaşatan ciddi bir yalnızlık ve sakin, az koşturmacanın olduğu yaşama iten Pandemi süreci, korku içerisinde geçen bir zaman dilimi... Ha şimdi, ha yakında derken 31 ekim 2020 den bu yana düşmek bilmeyen corona sayıları ve tedbirleri ... Ha bugün, ha yarın diye gün saydığım bir zaman... Hatta o kadar umut dolu olan beni bile umutsuzluğa sokmayı beceren Corona! Sonra birden , kendine gel, olmaz diye, silkelenip, kendimi toplayıp yeniden moral bulan ben ! Evde olmaktansa çalışmak iyidir diyerek, okulda 4 güne yükselttiğim işim de bu zorlu süreci en azından verimli bir şekilde geçirmemi sağladı, lakin bir o kadar da yordu ! Çocuk...