Posts

Bild
Günaydınlar, Yazmak için çok vaktim var sanıyordum, ama bu defa ki tatilde kendimi kitaplara kaptırdım, 3.kitabımı bitirmek üzereyim, yazmak kadar okumayı da seviyorum ve aralıksız okuduğum kitapların mutluluğu. Ikisi gerçek hayatların hikayesi, birisi hayali bir roman alıp götürdüler yine beni... Ara verdiğimde bitmek üzere olan filmi yarıda bırakmış gibi olup, yeniden hızla başına geçişim, sanırım bu duyguyu bir çok kişi yaşıyordur. Noel tatilinde bu defa oğlumla ve çok yakın bir can arkadaşımla geçen sene eşimle gittiğimiz diyarlarlaydık,gezdik,gördük,güneşin,sıcak havanın,okyanusun tadını çıkarttık ve bolca dinlendik,kafamızı dinledik,tam da ihtiyacımız olan şeydi dinlenmek!!! Aslında Kanarya Adalarına dair yazım var bu defa bir kaç ilave ve özellikle arkadaşlık üzerine yazım. Las Palmas a 15 dk.uzaklıkdaki Bandama Yanardağ Kreterini gördük, yol boyu dar dağ yolundan ilerledik heryer yemyeşil ve kreterin olduğu bir alan oğlumun dediği burası hiç tahmin ettiğim gibi değild...
Bild
Bugün!!! Önemli bir gün ! Aslında buna benzer dünyada önemine vurgu yapabilmek için,hatırlatmak,anlatmak için bir çok gün var, ama bugün benim için de çok önemli, 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ! Ah bana göre engelli kim aslında biliyormusunuz? Engelliye karşı beyninde algılama,anlama,konuşma engeli olan kişiler! Hele ailelere,annelere o en kutsal varlıkları evlatları için alınır mı,gücenir mi diye düşünmeden pardon ama dangalaklığın en alâsını yaparak,lafının sözünün nereye gittiğini bilmeden pat diye konuşan insanlar. Toplumumuz ne kadar bilinçsiz!!! Ben zihinsel engelli, kekeme bir ferdi olan ailenin bireyiyim.Ağabeyime çocukluğumda, sonrasında hep " Deli Mehmet " sözünü duydum ve belki halen de söylenmekte. Savunmaya geçerdim, hatta küçücük çocuklardan bu sözü duymak,ağabeyimin kızdığını görmek beni çıldırtırdı,kimden duyup da bu sözü sarfediyor du bu çocuklar,AİLELERİNDEN! Ama günün birinde herhangi bir nedenin de kendilerini aynı konuma düşürebileceğinden bi ...
Bild
Merhabalar, Hayat, insan diye iki kelime ile 6 Kasım da tam yazmaya niyetlenmişim ve demek yine araya bir şeyler girmiş ki bırakmışım yazmayı. İçim kıpır kıpır, birbiri ardına sıralanan düşünceler, yeni fikirler, bir sürü halledilmesi gereken iş, planlama, hesaplama ve değerlerim dediğim ailemde yaklaşan çok özel günün hazırlığı ve ben hangi birini yetiştireceğim diye bir koşturmacanın içindeyim. Allah herkese ve bana da kolaylık versin. Bir arkadaşım öyle güzel bir mesaj atmış ki,ne kadar da güzel dedim evet ben de istiyorum, mümkünmüdür acaba😃 Kadının çalışması ve isteklerine dair bir paylaşımdı. Bu çalışmaya elbette ev hanımları da dahil, Kadın ne kadar çok işi bir arada yapabiliyor ve çoğunluklada bunların hepsi sıradan bir rutin halinde kadının yapması mecburî bir işmiş gibi hayatında yer alıyor. Iş,yemek, çamaşır, ütü, temizlik, çocukların okul takibi,ev ziyaretleri,misafir hazırlıkları,alış-veriş ve dahaları... Ve kadının pratik,zeki,hızlı düşünüp uyarlaması harika, ...
Bild
Bir yer düşünün mavi, mavinin bir çok tonu olsun... Bir yer düşünün yeşil, yemyeşil olsun...                 Bir yer düşünün aydınlık olsun, güneşin tüm ışığını, sıcağını yansıttığı bir yer... Bir yer düşünün, sizi mutlu edecek bir yer... Ve biz bu defa tüm aile kadrosuyla, seyahatlerden, yeni yerler görmekten mutlu olan biz, çıktık yollara... Büyük oğlum pek isteksiz de olsa," onca saat otobüsle yol çekeceğiz, üf püf " diyerek, kızımında biraz ikna etmesiyle, 28 eylül akşamı düştük yollara, diyeceğim de bizim hareket saati 4 ,5 saat gecikince akşam saati oldu gece yarısı, kızım eve geri dönme düşünceleri içindeyken, nihayetinde hareket ettik. Ama beklerken soğuğuda yedik,üşüdük, yolda ısınır uyuruz dedik demesine de, lakin bir türlü ısınmayan, konforu uzun yol için oldukça eksik olan otobüs, bizi daha da üşütse de yarı uyur, uyumaz sabahı ettik . Açtık gözlerimizi daha yolu yarılamamışız bile,"ya gitmiyor mu bu otobüs?" diye serdeniş...